Anahtar Kelimeler: 0
  • Çarşamba 20 ° / 9 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 18 ° / 5 ° Güneşli
  • Cuma 19 ° / 4 ° Güneşli

Gül: Olup Bitenlerden Utanıyoruz

Gül: Olup Bitenlerden Utanıyoruz

cumhurbaskani-abdullah-gul-musluman-alemi-diyanet-isleri-baskanligi-islam-alemi-774468hCumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Müslümanlar olarak açıkçası olup bitenlerden utanıyoruz.`` dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Müslümanlar olarak açıkçası olup bitenlerden utanıyoruz. Çünkü iç savaşlar yaşanıyor, Müslümanlar birbirlerini katlediyor" dedi. Gül, Diyanet İşleri Başkanlığının öncülüğünde düzenlenen "Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" toplantısı kapsamında, Diyanet İşleri Başkanlığının Dolmabahçe Sarayı`nda düzenlediği iftar programında davetlilere hitap etti. Cumhurbaşkanı Gül, programın düzenlenmesinden ve İslam alimlerinin İstanbul`a gelmesinden dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, İslam dünyasının çok sıkıntılı günler geçirdiğini kaydetti. Gül, toplantılar boyunca yararlı tartışmaların yapılacağını dile getirerek, "Çok güzel neticelere varacaksınız. Bunlar, bütün İslam dünyasına ve İslam dünyası yöneticilerine ışık tutan fikirler ortaya çıkaracaktır. Burada bulunmanız, bölgemizde uzun yıllardır yaşanan ve Müslümanlar için adeta utanç verici mahiyet kazanan kanlı olayları, sadece konuşmak ve tartışmak değil, bir noktada onlara yol göstermek sorumluluğunu hissettiğiniz için buradasınız. Müslümanlar olarak açıkçası olup bitenlerden utanıyoruz. Çünkü iç savaşlar yaşanıyor, Müslümanlar birbirlerini katlediyor. Komşular birbirlerinin evlerini yıkıyor, bir taraftan da çok büyük acılar çekiyoruz. Ne Müslümanlığa yakışır, ne de İslam`a yakışır" diye konuştu. "Kusurlarımızı görmemiz gerekli" İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar nedeniyle tanınan şehirlerin yerle bir olduğuna işaret eden Gül, tarihi varlıkların yok edildiğini aktardı. Gül, çatışmalarda binlerce insanın öldüğünün anımsatarak, çocukların yetim, kadınların ise dul kaldığını söyledi. Milyonlarca insanın da mülteci durumuna düştüğüne dikkati çeken Gül, şöyle devam etti: "Geldiğiniz ülkelerin bazılarında huzur var ama çoğunda da acı var. `Komşusu açken, tok yatan bizden değildir` diyen bir dinin mensupları olarak, komşusunun evi yangınken, komşusunun evi yerle bir edilirken, bizim rahat olmamız, acı çekmememiz, bunun çilesini hissetmememiz mümkün değildir. Sadece üzülmek yetmez buna, yol gösterici çalışmaları da muhakkak yapmamız gerekli. Sizlerin bir araya gelmeleri, ilim erbabının Kuran`ın, sünnetin yolunda insanlığı aydınlatan ve yol gösteren sizlerin düşünmeniz ve tartışmanız ve yol gösterici fikirlerle ortaya çıkmanız, devlet adamlarına, yöneticilere, sorumluluk hisseden herkese çok büyük bir rehber olacaktır. Burada gayet açık konuşmak gerekir. Kendi kusurlarımızı önümüze koymamız gerekir. Herşeyi başkasından ve bizim dışımızdan görmememiz gerekir. Bazen basiretsizlikler, ihtiraslar, başka arzular, mezhepleri, dinleri ve çeşitli akımları kendilerine istismar ederek bu çatışmalara meydan vermektedirler. Yoksa, bu çatışmaları sadece mezhep, din çatışması gibi göstermenin de yanlış olduğu kanaatindeyim." "İlim adamları, siyasi otoriteden korkmamalı" Cumhurbaşkanı Gül, çatışmaların temelinde kendilerine çıkar sağlamaya çalışan akımlar ve otoriteler olduğunu ifade ederek, "Burada herkes aklını başına almalı ve bu yanlışlara kapılmamalı. Sizler cesur bir şekilde doğruları söylemek durumundasınız. Hiçbir şeyden sakınmadan, yol göstermek durumundasınız" değerlendirmesinde bulundu. İdarecilerin başka saiklerle, başka yollara kayabileceğini dile getiren Gül, ilim adamlarının bu durumlarda çekinmeden hakkı ve doğruyu ortaya koymaları gerektiğini anlattı. Gül, ilim adamlarının siyasi otoritelerden çekinmemeleri gerektiğine vurgu yaparak, aksi durumda İslam aleminin içinde bulunduğu durumun devam edeceğini belirtti. Yaşananların din adına yapılıyor gibi gösterildiğini aktaran Gül, bazı hareketlerin başında ve hareket noktasında İslami referansların varlığına dikkati çekerek, bu nedenle İslamın çok yanlış tanıtıldığını bildirdi. Gül, bu yanlış anlamaların İslam`ın tebliğini zorlaştırdığına işaret ederek, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Müslümanların hayatının da zorlaşmasına neden olduğunu kaydetti.