Anahtar Kelimeler: 0
  • Pazartesi 1 ° / -9 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 0 ° / -10 ° Hafif kar - Sağanak
  • Çarşamba -1 ° / -11 ° Parçalı bulutlu

İTTİR KÖPEKTİR

İTTİR KÖPEKTİR

KEMMM_~1 İTTİR KÖPEKTİR Bu köşe yazısı benim şablon yazılarımdan birisidir. Üç beş ayda bir hakkımda ileri geri konuşanlar oluyor, olacaktır, olsun benim için fark etmez. Ben kendi vicdanım ve bizi yaratanın koyduğu ölçülerle işimi yapar ve yürütürüm. Memleket sevgisinden, şehrimizin insanının faydasından başka bir çıkışım olamaz, olmamıştır. Pis bir kumpasla karşı karşıyayım. Bunun bir kumpas olduğunu herkes çok iyi biliyor. Herkesten ziyade olayın içerinde olan ben bizzat biliyorum ve rahatım. Hukuk bilgisinden yoksun, kanunlara saygı duymayı bile beceremeyen bir kısım kuş beyinliler hakkında verilmiş hüküm olmayan her zanlının masum olduğu anayasa hükmünü bilmeksizin hain kalleş saldırılarına devam ediyorlar. Şimdi pis kumpas`ın medya ayağına hiç cevap verecek halde değilim. Zira bakıyorum ki seviye yok, seciye yok, kültür yok, namus şeref dersen hak getire. Bunlara şu ortamda verilecek en güzel cevabın HOŞT olacağını düşünüyorum. Bu nedenle zahmete değmez dedim benim bu tür ite köpeğe karşı kaleme aldığım güzel bir yazım var. Lafım ortaya illaha alana. Tarihin her döneminde kendisini yüceltmeye gücü yetmeyenlerin toplum gözünde yücelen ya da yücelme yolunda olanları kendi seviyelerine indirme çabaları her zaman süre gelmiştir. Ben hiçbir zaman bu tür insanlara değer vermemişimdir. Onların yaptığı her girişime gülerek tevazu ile yaklaşmışımdır. Ama tabi ki herkesin belli bir sınırı ve sabrının tükendiği nokta vardır. Hele ki bu tür saldırılar sıradan kişileri aşıp topluma mal olmuş kişilere,kurumlara yönelirse. Bu yöneliş bir iftira, karalama kampanyası haline gelirse benim buna hiç tahammülüm yoktur. Ben bu tür ağızları hiç yutmadım bundan böyle de yutmayacağım. Kendilerini her şeyin merkezi sayan aslında merkez değil merkez kaç güç ve odak oluşturanlara benim vereceğim en güzel cevap; ben bu it ağızlarını yutmam? olacaktır. Neyse canım konunun bütünlüğünü bozmayalım; Köpek denilen yaratığın hepimizin yanında saygın bir yeri vardır. O sevimli hayvan hepimizin derin bir sevgisini kazanmıştır. Hepimiz kediler nankördür ama köpekler sadık dostlarımızdır demez miyiz. İnsan fosilleri ile birlikte bulunan kalıntılar göstermiştir ki biz insanların köpekler ile dostluğu 10 bin yılı aşkın bir süredir devam etmektedir. Biz insanoğlu köpeklere karşı sonsuz bir güven ve sempati ile bakarız. Hatta köpeklerin sadakati o kadar hoşumuza gider ki onların sadakatini biri birimize örnek gösteririz. Köpeğe ve onun sadakatine duyduğumuz sonsuz güvenle malımızı, canımızı, namusumuzu ona rahatlıkla emanet ederiz. Hepimizin sıkıntıya düştüğümüzde ilk başvurduğumuz polisimizin yanında değil midir köpekler . Depremde arama tarama faaliyetlerinde onun koku alma duyusu ve sadakatinden faydalanmaz mıyız. Çocuğumuzun en çok sevdiği hayvan köpeği değil midir. Hepimizin çocukluk yıllarında mutlaka birer köpek dostumuz yok mudur. Hatırlayın o tatlı mutlu sıcak günlere dönmüş olursunuz. Evden annemizden gizli et, süt ekmek taşıdığımız o sevimli dostlarımızı hatırlayın. Yalnız toplumda köpeklerle ilgili çelişkili düşüncelerde vardır. Bu çelişki köpeklerle ilgili kullandığımız bir çok sözde karşımıza çıkar. Bu sadık hayvanlara bu tür haksız sözlerle biz insanların nankörlük ettiğini düşünenlerdenim. Bu tür köpekleri aşağılayan atasözlerinde kullanılan köpek kelimesini ben hep it manasında kullanmışımdır. Sizde lütfen böyle kullanın, bu sadık dostlarımıza nankörlük etmeyin. Böylece köpeklere duyduğum sevgi ve sempati kadar saygı duymadığım insanların varlığını belirteyim yeri gelmişken. Gayet tabii ben bu tür insanlara it diyorum köpekler küsmesin diye. Ben bu tür insanlara it diyorum köpekler kırılmasın diye. Köpeklerle ilgili kullanılmış bir çok atasözü var. İyilerini köpeklere, kötülerini ite, kopuğuna gönderiyorum. Anlayacağınız it avına değil it arşivi avına çıkıyorum. Buyurun efendim başlıyoruz. ?Kemik parçası bulan itin etrafında bir sürü it dolaşır? sözü itler için söylenmiş en oturaklı atasözlerinden birisidir. Zira itler kemiği çok severler. ?ak it kara it, ikisi de ittir? sözü de itin itten bir farkı olmayacağını renk faktörünün itlere bir üstünlük sağlamayacağını vurgulayan bir atasözüdür. Anlayacağınız itler arasında renk ten kavgası olmaz. ?Adam olana bir söz yetişir, it olana bin söz yetişmez? ata sözü de itlerin laftan anlamayacağını boşuna kendimizi yormamamızı öğütleyen özlü bir sözdür. ?İt nedir ki kotan çeksin? halk deyişi de itin yapacağı işlerin itlikle sınırlı kalacağını, kotan çekmek gibi (Bir tarım aleti) yararlı bir işi yapamayacağını vurgulaması açısından önemlidir. Hani birde sık sık kullanılan yerini tanımayan, birileri sayesinde bir yerlere geldiği halde bunu kendinin başardığını zannedenler için, haksız yere böbürlenenler için kullanılan bir atasözü vardır; benim çok hoşuma gider ? it araba gölgesinde yatar, sanır ki yattığım benim gölgem? sözü de oturaklı bir sözdür. ?İte bak yattığı yere bak? sözü de haddini aşanlara yerini bilmeyenlere,kendini olduğundan büyük gösterenler için kullanılmış oturaklı bir atasözüdür. Örneğin itlerin şecerelerini ortaya koyma açısından kullanılmış bir sözde ?İt soyudur? Bu söz bazen insanlıktan çıkan, insan soyuna uygun hareketler yapmayan iki ayaklı itler için söylenmiştir. Her zaman birileri gelip ayağımıza dolaşıp, başımıza bela açamaya, dövüş kavga çıkarmaya çalışmazlar mı. Bu tür bela çıkarmaya çalışanlara karşı sabır gösterenlere ?ayağına dolaşan ite, hoşt demez?   sabrını son sınırına kadar zorlar tabirini kullanırız. Her vesile eleştirdiğimiz Türk filmlerinde hır-gür çıkaran esas oğlanı rahatsız eden, esas kıza sulanan sarkan kor- kopuk tipli insanlara ?it takımı? demez miyiz? Zamanı geldiğinde istemeden verilen rüşvet yada bir işin olması için geçtiğimiz bir iltimas için   (dikkat edin istemeden diyorum kimse heyecanlanmasın) ?itin önüne kemik attım? tabirini kullanmaz mıyız. Hepiniz kullanırsınız yapmayın. Sırf bana tepki vermek muhalefet yapmak için aramayın Allah aşkına. Görevi olmadığı halde araba kapısı açanlara, (Bakın görevi olmadığı halde diyorum, ekmek parası için yapanlara saygım sonsuz) yalakalık olsun diye her türlü pis işe koşanlara ?it gibi yalanıyor? demez miyiz sevgili okurlarım. Ağaların yamakları, efendilerin uşakları da it, kopuk tayfasından çıkmaz mı.? Araştırın bana hak vereceksiniz. ?Kudurmuş it sahibini tanımaz? sözü de it takımına pekte güvenilmeyeceğini vurgulaması ve bizleri uyarması açısından önemli bir sözdür. ?itler efendileri için koşar ama kendileri için avlanırlar? sözü etrafında adam gibi adamlar değil de it kopuk gezdirenler için dikkate alınması gereken bir sözdür. ?Komşularından av kapmak aslanlara ayıptır; itlere değil? sözü aslanla itin arasındaki asalet farkını vurgulaması açısından önemlidir. Diğer yandan fakirin fukaranın hakkını, yetimin ekmeğini elinden almak için birlikte çalışan iş birliği yapanlar için ? bu itler aynı yalaktan su içer? tabirini kullanmaz mıyız. Vel hasıl değerli okurlarım bu it kopuk takımını havale edecek en güzel makam YÜCE ALLAHIN makamıdır. YİĞİT YÜRÜR, ŞAN YÜRÜR DALDA SU, DAMARDA KAN YÜRÜR. İNANDIĞIN YOLDA ENGEL TANIMA . İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR. Son günlerde orada, burada, sağda, solda, bir kaç it havlamış. Ne cevap vereyim dostlar. HOŞT dedim. Şimdi son günlerde yaşadığım olaylarla alakasız iki fıkra ile yazıma son veriyorum. Bakın tekraren söylüyorum son günlerde yaşadığım olaylar ile alakasız bu fıkralar.   HOCANIN EŞEĞİ Bir gün Hoca, gene eşeğini kaybeder. Eee bu kaçıncı! Gayri canına ?tak? eder. ?İllallah bu taş kafalının elinden! Aklını başına alsın da, biraz da o beni arayıp bulsun? diye söylenir. Şuradan şuraya adımını atmaz. Aradan aylar, günler geçer. Kör olası ne döner gelir, ne bir kuru selam gönderir. Günlerden bir gün Hoca eşekçi başı Deli Ömer?i görür. ?Bu herifin azıcık kulağı deliktir. Şunun bir ağzını arayayım!? der, nasıl ararsa arar. O da: -Duymadın mı der; senin eşek bir cemiyete Başkan oldu! Bunu duyunca, Hoca başını sallar: -Tevekkeli değil; ben bizim çömeze ders verirken, o da kulaklarının dikip dinliyordu! der.   DÜPEDÜZ AŞAĞILIK Hasta hekime derdini söyler: - Çok kötüyüm doktor bey... - Neden yakınıyorsunuz?.. - Bende aşağılık kompleksi var... Doktor hastayı evire çevire muayene eder; sonra teşhisini koyar: - Sizde aşağılık kompleksi yok, siz düpedüz aşağılıksınız!..