• Salı 10 ° / 2 ° Bulutlu
  • Çarşamba 10 ° / 1 ° Bulutlu
  • Perşembe 14 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

Müteahhitler acımasızca yolsuzluk yapıyor

Şehircilik Şurası´nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "kot" üzerinden eleştirdiği müteahhitler için "Acımasızca yolsuzluk yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "İstanbul Boğazı´nın hali ortada" diyen Erdoğan, boğaz yasası konusunda ciddi bir adım atılması gere

Cumhurbaşkanı RecepTayyipErdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi´nde Şehircilik Şurası´na katıldı.

Burada bir konuşma yapan Erdoğan´ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Batı medeniyeti sahip olduğu devasa üretim kapasitesine rağmen insanlığın mutluluğuna aynı oranda katkı sunamıyor. Şehirle insan arasındaki ilişki insan öncelikli olmazsa yaşadığımız çevre manevi boyutuyla üzerimize çökmeye başlar. 

Dünyanın dört bir tarafında önemli şehirleri ziyaret etme imkanı buldum. Yaşadığımız sıkıntılar bize mahsus değil. Pek çok toplum benzer sancıları yaşıyor. Nüfusun kır ve kent dağılımı hızla bozulmakta. Ülkemize baktığımızda 1950´de nüfusumuzun sadece yüzde 25´i şehirlerimizde yaşarkan bugün bu oran yüzde 90´ı aşmıştır. 

Gittiğim yerlerde nizami şehirleşme örneklerini de gördüm. Ama bir şeyin düzenli olması doğru ve güzel olduğu anlamına gelmiyor. Binaların meydanların belirli bir kimliği şahsiyeti vardır, olmalıdır. Hiçbiri diğerinin aynı değildir. Batı´da tek tipçi bir mimari anlayış vardır. Aynı tip binalardan yüzlerce binlerce görürsünüz. Batı mimarisi budur. Düzenli ama karakteri olmayan şehirleşme bizim idealimiz olamaz.

"DİKEY DEĞİL YATAY MİMARİDEN YANAYIM"

1940´tan itibaren yaşanan gecekondulaşmada aynı tip binlerce bina ortaya çıkmıştır. Bu yapılaşma tarzı artık son bulmalıdır. Bu şurada bunun üzerinde ısrarla durulmalıdır. Ben dikey değil yatay mimariden yanayım. İnsan toprağa yakın yaşamalıdır. Dikey mimarinin altında yatan geçek az topraktan çok büyük para kazanmaktır. Yapılan iş budur. Şimdi Ergün Bey´e (TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan) sesleniyorum. Artık ülkemizde tarihimize, kültürümüze hayat tarzımıza uygun binalar inşa etme dönemi geldi, geçiyor. 

"BÜYÜK RAHATSIZLIK DUYUYORUM"

O çirkin yapılar yaylalarımızı kıyılarımızı dahi işgal etmeye başlamıştır. Karadeniz yaylalarında Ege´de Akdeniz´de gördüğüm yapılardan büyük rahatsızlık duyuyorum. Hep birlikte buna karşı set oluşturmalıyız. Şehirlerimiz gecekondu tarzı yapılardan kurtulurken şahsiyetsiz binalara terk edilmemelidir. Sadece rant, kazanç odaklı anlayışla şehir inşası gerçekleştiremeyiz. 

"ACIMASIZ ŞEKİLDE YOLSUZLUK YAPIYORLAR"

Bugün tekraren söylüyorum. Kot denilen bir olay var. Müteahhitler bununla ilgili acımasız bir şekilde yolsuzluk yapıyorlar. Kotu denizden verme anlayışını getirmemiz lazım. Meyilli bir arazi. Beyefendi en yüksek noktadan alıyor. Böyle yapınca 2-3 kat yerine 5-6 kat bina çıkıyor. Bu işi kökünden kazımamız lazım. Her taraftan bakınca güzellik olması lazım. Bodrum diyorsun adam zemin yapıyor. Bu konularda belediyelerin hassas davranması lazım. Bodrum güneşi görmeyen yerdir. Etrafını açmak suretiyle bodrumu zemine dönüştüren anlayış ihanet içerisindedir. Yetkililer buna müsaade etmemeli. Şurdan buradan kazanmak istiyoruz... Geçin o işleri. Kazanmak isterken şehre ihanet ediyorsun, ihanet. İnsanın şehirler üzerinde hakkı olduğu gibi şehirlerin de insanlar üzerinde hakları vardır. Medeni olacaksak böyle olacağız.