Tarih: 25.07.2014 04:11

Tükenmiş olabilir misiniz?

Facebook Twitter Linked-in

111-012Çok işim var hiç zamanım yok. Hiç birşey beni mutlu etmiyor. Çok yorgunum, sıkıntılıyım, hızla sinirleniyorum.

Günümüzün en büyük problemlerinden biri İngilizce konuşulan dünyanın deyimiyle `burn-out` olmak ya da Türkçeleşmiş haliyle tükenmişlik. Burn out nedir? Yanmak, yıkılmak, çökmek, tükenmek, ifl as etmek, zihinsel ve duygusal olarak tamamıyla kopma noktasına gelmek.

Bugünün yaşam koşullarında herkes çok fazla işi bir arada yapmak, işte, evde, özel hayatında her yerde olmak, her işi üstlenmek ve dur durak bilmeden çalışmak zorunda. Bu bitmek tükenmek bilmeyen insanın yorulduğunu, susadığını, acıktığını, durup nefes alması gerektiğini unuttuğu düzende birçoğumuz öyle bir seviyeye geliyoruz ki, bir anda gözlerimiz kararıyor, düşüp bayılıyoruz, kalp krizi veya panik atak gibi ciddi sağlık problemleri yaşıyoruz, ya da vücudumuz bize yorgunluk, isteksizlik, sıkıntı gibi uyarılar veriyor. Tempomuzu hafifl etmezsek öyle bir noktaya ulaşıyoruz ki, canımıza tak ediyor ve her şeyi geride bırakıp hayatın sunduğu en basit zevklerin tadını çıkarmak için inzivaya çekiliyoruz.

Burn-out veya tükenmişlik sendromu nedir? 

Tükenmişlik sendromunu psikoloji uzmanları kronik stres, düş kırıklığı ve engellenmişlik durumu şeklinde tanımlamakta. Burnout olan veya Türkçe deyimiyle tükenmişlik sendromu yaşayan kişiler kendilerini fiziksel ve duygusal olarak yorgun hissediyorlar. İşlerine karşı ilgileri gün geçtikçe azalıyor, kimi zaman umursamaz, kimi zaman da eleştirel bir yaklaşım geliştiriyorlar. Ne kadar çalışsalar, ne kadar çok şey başarsalar da, büyük bir tatminsizlik duyuyorlar. Bu duygu bazılarında hiçbir işe yaramadıkları hissine kadar gidiyor. Huzursuzluk, gevşeyememe, sakinleşememe, geceleri uyuyamama, sürekli yorgun hissetme devam ettikçe kişinin kendini iyi hissetmemesi, sürekli sinirli bir ruh hali içinde olması ve genel sağlığının bozulmasına sebep oluyor. Kişi tam anlamıyla kısır bir döngünün içinde buluyor kendini.

Tükenmiş miyim nasıl anlarım?

Psychology Today dergisi tükenmişlik sendromunuz var mı sorusuna kendi kendinize cevap vermeniz için basit testler öneriyor. Test bir yandan durum tespiti yapmanıza yardım ederken, diğer yandan ufak denemelerle kendinizi daha iyi hissetmeniz ve normale dönmeniz için sağlam birkaç adım atmanıza olanak sağlıyor.

Sözü edilen ilk test; sağlığınız için ufacık bir mola vermek. Stresten uzak, rahatlatıcı bir hafta sonu planlayın. Eğer hafta sonu işinizin başında olmanız şartsa, hafta arası birbirini takip eden iki günü kendinize tatil ilan edin. Bu iki günde `hiçbir` iş yapmayın. İşle ilgili telefon görüşmelerine cevap vermeyin, email veya teks mesajı atmayın. Eğer aileniz size stres veriyorsa, bu iki günde onlardan da uzaklaşacağınız bir program yapın. Kısacası, hedefiniz size stres veren tüm devreleri kapatmak olsun. Stres kaynaklarına izin vermediğiniz gibi, sizi rahatlatan, keyif aldığınız aktiviteleri yapmaya yönelin.

İki günde de en az 8`er saat uyuyun.Doğru beslenin. Uzun zamandır yapamadığınız ah keşke şöyle yapabilsem dediğiniz size mutluluk veren, sizi rahatlatan aktiviteleri yapın. Kitap okumayı seviyorsanız, kitap okuyun. Yemek yapmak sizi mutlu ediyorsa, yemek yapın. Yazı yazmak, kafanızı dağıtıyorsa, yazı yazın.

Hiçbirşeyle uğraşmak istemiyorum diyorsanız, hiçbir şey yapmayın. Ne yapın edin stresten uzak kalın.

Böyle her şeyden uzaklaştığınız bir hafta sonunun ardından hala pazartesi sabahı kendinizi yorgun hissediyor, işe gitmek istemiyorsanız, büyük ihtimal tükenmişlik sendromunuz var demektir. Rahatsızlığın seviyesini tespit etmek isterseniz, daha uzun soluklu ikinci bir test yapabilirsiniz. Kendi kendinize çözüm üretmeye başlayın. O hep ertelemek zorunda kaldığınız tatilleri hemen planlamaya başlayın. Hatta planlamayla zaman harcamayın. Hemen atlayın arabanıza, birkaç günlüğüne uzaklaşın şehrin gürültüsünden. Bu sefer 2 haftaya yayın tatilinizi. İlk testteki kurallara sadık kalın. İşle ilgili hiçbir girişimde bulunmayın, kimseyle işle ilgili konuşmayın. Size stres veren her şeyi hayatınızdan çıkarın. Ne fiziksel ne de duygusal anlamda sizi yoran şeyler yapmayın. Sağlıklı beslenin, bedeninizi dinleyin, kendinizi zorlamayın, rahat bırakın.

Eğer 2 haftanın sonunda, kendinizi güçlenmiş ve canlanmış hissetmiyorsanız, problemlerinizin ciddi olduğu sonucuna varabilirsiniz. Yaşam tarzınızı kökünden değiştirmenin zamanı geldi demektir. Değiştirmeyi redderseniz ya da değiştirmekte gecikirseniz, ruh ve beden sağlığınızı korumak için çok geç olabilir. Unutmayın kimse hiç dinlenmeden koşamaz.

Kendi kendinize yaptığınız bu pragmatik testlerde tükenmişlik sendromuna yakalandığınızı keşfederseniz, bu sizin için dünyanın sonu değil, bilakis başlangıcı olacaktır. Mevcut durumunuzu saptayarak işiniz ve yaşam temponuzla ilgili önlemleri alacak, ne kadar zor da görünse, gönüllü bir değişim başlatacaksınız.

Kendi kendinizi şuna ikna edin: Profesyonel yaşama başladığınızdaki siz ile bugünkü siz aynı kişisiniz. Özünüz aynı. Sadece yıllar sizi daha bilgili, deneyimli, akıllı ve olgun yaptı. Hala aynı inançları, doğruları, sonuna kadar savunacağı fikirleri olan sağlam bir karaktersiniz. Sadece yıllarla taşıdığınız stres size bu nitelikleri taşıdığınızı unutturmuş olabilir. Onları yeniden hatırlayın.

Avrupa`da iş hastalıkları giderleri tırmanıyor

Independent gazetesinde Nisan 2014`te yayınlanan habere göre, İngiltere`de çalışanların üçte biri depresyon ve tükenmişlik sendromundan yakınmakta. Sağlık kuruluşlarının tahminlerine göre, Avrupa genelinde çalışanların bu tür hastalıklarının maliyeti 77 milyar sterlin (278 milyar TL) olarak saptanmış. Çalışanların ruh sağlıklarını inceleyen çalışmaya katılan şirketler arasında Barclays, BT ve Royal Mail gibi devler var. Rapor çalışanların kararsızlık, unutkanlık ve konsantrasyon bozukluğu gibi semptomlara dikkat edilmesi gerektiği, depresyonun habercileri olabileceklerinin altı çiziliyor. İleri gelen şirketler çalışanların duygusal sağlığını iyileştirmek için, tam zamanlı psikologları işe alıyor, çalışanların egzersiz yapmaları için teşvik ediyor. London School of Economics ve King`s College London`ın ortak gerçekleştirdikleri bir çalışmanın sonuçlarına göre, çalışanların ruh sağlıklarındaki bozukluklar Avrupalı şirketlere maliyeti 278 milyar TL. Depression Alliance vakfının araştırmasına göre ise, İngiltere genelinde çalışanların üçte biri depresyon, stres ve tükenmişlik sendromundan şikayetçi. Özellikle depresyon çalışanların içine kapanmasına, diğer çalışanlardan kişinin kendini soyutlamasına sebep oluyor. Bugünün beyin merkezli ekonomisi entelektüel bir çalışma gerektirmekte. Verimlilik ve inovasyonu alevlendiren insanın zihinsel yetileri. Depresyon gibi hastalıklar doğrudan çalışanın zihnini, duygu ve düşüncelerini öldürmekte. Çalışmanın sonuçları, bu tür hastalıklarla savaşma konusunda şirketlerin fazla önlem almadığını göstermekte. Zihinsel sağlığı ve çalışanların kendini iyi hissetmesini sağlayacak politikalar yok denecek kadar az veya uygulamada ciddi açıklar var. Örneğin, uluslararası reklam firması Ogilvy 18 bin çalışanına öğle aralarında beslenme, uyku ve zaman yönetimi konularında eğitimler veriyor ve çalışanlar için psikolog hizmeti sağlıyor. İngiltere Unilever`in insan kaynakları alanında başkan yardımcısı Tim Munden depresyonu gidermenin işletmenin geneline ve çalışanlarına büyük yarar sağladığına inanıyor. Alınan önlemler sayesinde, işle ilgili zihinsel hastalıkların ve bu hastalıklar yüzünden işe gelmemelerin 2015 itibarıyla %10 oranında düşeceği öngörülüyor.

TÜKENMİŞLİK SENDROMU SEMPTOMLARI NELERDİR?

- Kronik yorgunluk - Uykusuzluk - Konsantrasyon bozukluğu - Uyarıcı fiziksel semptomlar - Sıklaşan hastalıklar - İştah kaybı -  Anksiyete - Depresyon -  Kızgınlık - Hayattan zevk alamama - Karamsarlık - Sosyalleşmeme - İçine kapanma - Kendini çaresiz ve umutsuz hissetme - Kolaylıkla irite olma - Verimlilikte düşüş




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
4745585657